Most searched:

Grand Graduation Ceremony

Şahitlerin Ayağa Kalkacağı Gün!

Şahitlerin Ayağa Kalkacağı Gün!

Emîrü’l-Mü’minîn’i (aleyhisselâm) Allah’ın kelâmının aynasında tanımak; “Alevî Ayetler”, Hz. Emîrü’l-Mü’minîn’in (a.s.) Kur’an-ı Kerim’deki makam ve yüce konumuna bir bakıştır.

Bugün ele alınan ayet, Mü’min (Gâfir) Suresi 51. ayettir.


Mü’min (Gâfir) Suresi 51. Ayet

Yüce Allah 51. ayette şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz biz, peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında da, şahitlerin ayağa kalkacağı günde de mutlaka yardım ederiz.”


İmam Ca‘fer es-Sâdık (aleyhisselâm)

İmam Sâdık (a.s.) bu ayet hakkında şöyle buyurmuştur:

“O gün ki korkunç sarsıntılar her şeyi titretecek, ardından ikinci büyük hadise (mahşerin ikinci sayhası) gerçekleşecektir (Nâziât 6–7). ‘er-Râcife’ Hüseyin b. Ali’dir (a.s.), ‘er-Râdife’ ise Ali b. Ebî Tâlib’dir (a.s.).
Ric‘at sırasında kabirden ilk çıkacak ve başındaki toprağı silkeleyen kişi Hüseyin b. Ali (a.s.) olacaktır; onunla birlikte yetmiş beş bin kişi diriltilecektir.
‘Şüphesiz biz peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında da, şahitlerin ayağa kalkacağı günde de yardım ederiz.’”

Kaynak

  • Ehl-i Beyt Tefsiri, c. 13, s. 428

  • Bihârü’l-Envâr, c. 53, s. 106

  • Te’vîlü’l-Âyâti’z-Zâhire, s. 737

  • el-Fezâil, s. 139


İmam Muhammed el-Bâkır (aleyhisselâm)

İmam Bâkır (a.s.),

“Şüphesiz biz peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında da ve şahitlerin ayağa kalkacağı günde de yardım ederiz.” ayetini okuduktan sonra şöyle buyurdu:
“İmam Hüseyin (a.s.) de onlardan biriydi; o öldürüldü ve henüz yardım görmüş değildir. Allah’a yemin ederim ki, İmam Hüseyin’in (a.s.) katilleri öldürülmüş olsa da, onun kanının gerçek intikamı henüz alınmamıştır.”

Kaynak

  • Ehl-i Beyt Tefsiri, c. 13, s. 428

  • Bihârü’l-Envâr, c. 45, s. 298

  • Kâmilü’z-Ziyârât, s. 63

  • el-Burhân


İmam Ali er-Rızâ (aleyhisselâm)

Ali b. Musa er-Rızâ (a.s.) şöyle buyurmuştur:

“Yüce Allah’ın ‘Peygamberlerimize ve iman edenlere mutlaka yardım ederiz’ sözünde kastedilenlerden biri de Emîru’l-Mu’minîn İmam Ali’dir (a.s.).”

Kaynak

  • Ehl-i Beyt Tefsiri, c. 13, s. 430

  • el-Menâkıb, c. 2, s. 67

  • Bihârü’l-Envâr, c. 41, s. 61


Müttakilerin Efendisi (aleyhisselâm)

Süleym b. Kays şöyle rivayet eder:

“Emîru’l-Mu’minîn (a.s.) minbere çıktı, Allah’a hamd ve sena etti ve şöyle buyurdu:
‘Bilin ki Allah’a yemin ederim; risaletlerin tebliğini, vaatlerin gerçekleşmesini ve kelimelerin kemale ermesini bana bildirdi. Sebepler bana açıldı. Nesilleri bildim. Bulut benim için yürütüldü. Melekût âlemine baktım. Benden gizli kalacak hiçbir şey gizli kalmadı; benden öncekiler de gözümden gizli kalmadı.
Rabbimin, şahitlerin ayağa kalkacağı günde benden hakkında şahitlik aldığı hususta hiç kimse bana ortak değildir. Allah benimle vaadini tamamlar ve kelimelerini kemale erdirir.’”

Kaynak

  • Ehl-i Beyt Tefsiri, c. 13, s. 430

  • Bihâru’l-Envâr, c. 34, s. 263

Daha fazla içerik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir