Ramazan Ayının Mukaddesiyeti ve Hudutsuzluk Yapanların Cezası:
Hz. Emîrü’l-Müminîn Ali (a.s.), hudutsuzluk edenleri cezalandırırken, adaleti yerine getirmenin yanında merhamet ve insanlık yönünü de ortaya koyacak şekilde davranırdı.
Hz. Emîrü’l-Müminîn İmam Ali (a.s.) ve Ramazan Ayının Mukaddesiyetine Saygı
Hz. Emîrü’l-Müminîn Ali (a.s.), hikmet ve basiretle hareket ederek, insanların terbiyesini her zaman ahlaki ve dini prensipler üzerine inşa etmeye çalışmış ve hudutsuzluk yapanları cezalandırmayı yalnızca ıslah edici bir yöntem olarak görmüştür. Başkalarının haklarına saygı göstermek ve toplum düzenini korumak, Hz. Ali (a.s.)’nin bu konularda öncelik verdiği en önemli ilkelerden olmuştur.
Camilere Sosyal ve Siyasi Bir Kurum Olarak Özen Gösterilmesi
Peygamberimiz ve Hz. Ali’nin (a.s.) yıl boyunca, özellikle Ramazan ayında camilerle iç içe olmaları yalnızca ibadet açısından değildi. Khawarij ve Muaviye yanlıları, Hz. Ali (a.s.)’nin hayatını tehdit etmesine rağmen, o Ramazan ayında korumasız şekilde camiye girerdi; bu durum Khawarij’i, camide Hz. Ali (a.s.)’yi öldürme planı yapmaya cesaretlendirmiştir. [1]
Hz. Ali (a.s.), camiye giderken “es-salâtu, es-salâtu” diye halkı camilere davet eder, Ramazan’da başta Ulu Camii olmak üzere diğer camileri denetlerdi. [2][3] Bu ziyaretlerde, camilerin süslenmesi ve Kur’an tilaveti gibi güzel sünnetleri teşvik ve onaylardı. [4]
Cami süslemeleri ve Kur’an okuma meclisleri gibi güzel geleneklerin teşviki, kadın ve çocukların ibadet için hazırlanacak yerleri ve gerekli imkanları sağlamak da Hz. Ali (a.s.)’nin önemsediği uygulamalardandır. [5][6][7]
Ebu Erfece et-Takfî, Hz. Ali (a.s.)’nin Ramazan ayında kadınlar için imam tayin ettiğini aktarır. [8]
Toplumsal Haklarda Dini Ritüellere Saygı
İmamların sünnetinde, bu ayların ve özel dönemlerin kutsiyetine riayet etme örnekleri çoktur.
Hz. Ali (a.s.), hadislerinde, Ramazan ayında yemek ve içmeyi, öğleden sonra şehrine dönen bir yolcu ya da şeriat gereği oruç tutamayacak kadınlar için bile uygun görmez. [9][10]
Hz. Ali (a.s.)’nin Ramazan’ın kutsiyetini koruma konusundaki bir diğer uygulaması, Ramazan’a saygısızlık edenlerin cezalarını artırmaktır.
Kûfe şairi ve Hz. Ali (a.s.)’nin Safîn’deki yoldaşı, Kays b. Amr Harisî (Necdâşî olarak bilinir), şiir yazmadaki yeteneği ve Arap soyunun itibarıyla Şam ve Irak’taki kültürel ve sosyal rekabette önemli bir rol oynamış, Kûfe’deki varlığı değerli sayılmıştır. [11]
Ancak onun Muaviye tarafına katılmasına ve Hz. Ali (a.s.) ile Kûfe ve Irak’taki sosyal-kültürel konumunu hicvetmesine sebep olan, Hz. Ali (a.s.)’nin Ramazan’ın saygınlığını koruma konusundaki vurgusudur. [12]
Buna göre, Kays Ramazan ayında Kûfe civarında içki içmiş ve Hz. Ali (a.s.), Ramazan’ın kutsiyetini ihlal ettiği için ona yirmi kırbaç ceza vermiştir. [13]
Hz. Ali (a.s.), Necdâşî’nin cezanın artırılması ile ilgili sorusuna, onun Allah’a karşı cesareti ve Ramazan’a saygısızlığını gerekçe göstererek şöyle demiştir:
“Bizim çocuklarımız oruç tutuyor, sen ise Ramazan’a saygı göstermiyorsun.” [14
Kaynaklar
1-El-Muntazam fi Târîhü’l-Umem ve’l-Mülûk, tahkik: Muhammed Abdulkadir Atâ ve Mustafa Abdulkadir Atâ, Beyrut: Dârü’l-Kütübü’l-İlmiyye, 1412 H., c. 5, s. 178.
2-Ensâbü’ş-Şurafâ, önceki, c. 2, s. 495.
3-Esedü’l-Gâbe, Beyrut: Dârü’l-Fikr, 1409 H., c. 3, s. 669.
4-aynı; El-Muntazam fi Târîhü’l-Umem ve’l-Mülûk, c. 4, s. 180.
5-Esedü’l-Gâbe, Beyrut: Dârü’l-Fikr, 1409 H., c. 3, s. 669.
6-El-Muntazam fi Târîhü’l-Umem ve’l-Mülûk, c. 4, s. 180.
7-Qaḍî Nu‘mân vork, önceki, c. 1, s. 149; Biharü’l-Envâr, önceki, c. 80, s. 381.
8-El-Musnefü, tahkik: Habîbü’r-Rahmân el-A‘zamî, basım yeri yok: Menşurâtü’l-Meclisü’l-İlmî, c. 3, s. 152; Es-Sünenü’l-Kübrâ, Beyrut: Dârü’l-Fikr, basım yeri yok, c. 2, s. 494.
9-En-Nevâdir, tahkik: Sa‘îd Rezâ Ali Askârî, Kum: Müessese-i Dârü’l-Hadîsü’t-Tsaqâfiyye, basım yeri yok, s. 181.
10-El-Ca‘feriyât, tahkik: Muhammed Sâdeqî Erdestânî, Kum: Müessese-i El-Tezkife’l-İslâmiyye, 1375 H., s. 106.
11-El-Ğarât, tahkik: Celalüddîn Hüseynî Armavî, Tahran: Cemiyet-i Âsâr-ı Millî, 1353 H., c. 2, s. 901–903.
aynı, s. 902.
aynı, s. 901.
aynı, s. 903.