İnsanlık tarihinin en derin, en keskin dünya tahlillerinden biri, İmam Ali’nin (a.s) Nehcü’l-Belâga’da yer alan bu sarsıcı ifadeleridir. Bir aynaya bakar gibi kendi hakikatimizi ve arzularımızı görebileceğimiz bu sözler; dünyanın geçiciliği ile insanın ona duyduğu hırslı bağlılık arasındaki o ince sınırı, sarsıcı bir netlikle ortaya koymaktadır.
Hz. Ali dünyayı kınayarak şöyle buyurmuştur:
Nasıl betimleyeyim bu diyarı ki başlangıcı meşakkat var, sonu ise yok olup gitmek… Helalinin hesabı sorulur, haramından dolayı azap vardır. Orada zengin kimse sınanmış; yoksulluğa düşen hüzünlere dalmıştır. Kim dünyayı elde etmeye çalışırsa, o, ondan uzaklaşıp kaybolur; kim de oturur istemezse ona gelip çatar. Dünya ibretle bakanı basiret sahibi yapar, hasretle bakanı ise kör eder.