Ramazan ayında Emirü’l-Müminin Ali’nin (a.s) sosyal sorumluluklardan geri kalmaması
Emirü’l-Müminin İmam Ali’nin (a.s) sosyal ve siyasi sorumluluklara yönelik kişisel ve bireysel uygulamaları ve yaşam tarzına, daha az dikkat edilmiştir.
Bazı İslami toplumlarda, görev ve sorumlulukların sadece dini ritüeller ve günlük ibadetlerle sınırlı tutulması ve sosyal rollerin ve sorumlulukların göz ardı edilmesi bir sorundur. Oysa insan toplumu, ancak sorumluluk bilinci ve faydalı, amaçlı roller üstlenerek dini ve dünyevi olgunluk ve mutluluk mertebelerine ulaşabilir.
Ölçülülük ve Orta Yol
Her düşünce ve her iş, normal koşullarda mutluluk ve olgunluğa götüren bir yol olarak görülse de, ölçülülük ve orta yol dışına çıkıldığında sapkınlığa ve yanılgıya dönüşebilir. Bu zarar, dini dönemlerde yalnızca müminlerin bezginliğine yol açmakla kalmaz, aynı zamanda ibadetlerin felsefesi ve hikmetiyle de çelişir.
Emirü’l-Müminin İmam Ali (a.s), yolculuk sırasında orucunu açanları şöyle över:
“Sizden seçkin olanlar, yolculuk yaptıklarında namazı kısaltan ve orucunu açan kimselerdir.” [¹]
Birlik ve Etkileşim
Emirü’l-Müminin İmam Ali (a.s) Ramazan ayında akraba ziyareti, aileyi gözetme ve toplum içinde bulunma gibi hususlara önem verirdi. [²] Şeyh Müfid’e göre, Ramazan ayında İmam Ali’nin (a.s) uygulaması, her gece çocuklarını ziyaret etmekti. [³]
Ziyaretler ve diğer insanların hâlini sorma (a.s), İmam Ali (a.s) için öyle öncelikliydi ki, Resulullah’ın (s.a.a) hatırasına dayanarak iftar sofrasına katılmayı ve davet edenlerin isteğini yerine getirmeyi namaz kılmaktan önce tutardı. [⁴]
Tebliğ ve Sosyal Sorumluluğa Önem
İmam Ali’nin (a.s) sosyal sorumluluğa verdiği önem, Ramazan’ın geleneksel ritüellerinin ve ibadetlerinin bu görevini yerine getirmesine engel olmasına izin vermedi.
İmam Ali’nin(a.s) Hicri onuncu yılda Ramazan ayında Yemen’e hicreti, bu tür olaylardan biridir. Bu hicrette, bir askeri-tebliğ grubunun başkanlığını üstlenmiştir. Askeri birlikler, önceki benzer yolculuklarda çeşitli kabilelerin, çok sayıda tebliğciyi öldürüp ganimet elde etmiş olmaları nedeniyle eşlik etmiştir.
Yemen’e hicret çeşitli açılardan önem taşır; çünkü Yemen uzun yıllardır Yahudi ve Hristiyan mütebelliğlerin ve yöneticilerin varlığına tanık olmuştur. Bu yolculukta Ali (a.s)’a üç yüz süvari eşlik ediyordu. [⁵]
İmam Ali’nin (a.s) Yemen’e hicretinin önemli sonuçlarından biri, Hemdan kabilesinin topluca bir günde İslam’ı kabul etmesidir. [⁶]
Resulullah (s.a.a), bu haberi alınca şükür secdesi yaptı ve bir mektupta üç kez Hemdan kabilesi ve diğer yeni Müslüman Yemenlilere selam gönderdi. [⁷] Oysa aynı yıl, Halid bin Velid Yemen’e yaptığı seyahatte başarı elde edememişti. [⁸]
Kaynaklar
[¹] Şeyh Saduk, Savâbü’l-A’mâl, Hasan-zade çevirisi, Tahran: Ermeğan Tuba, 1382, s. 98.
[²] Şeyh Müfid, el-İrşad, Kum: Kongre-i Şeyh Müfid, 1413, c. 1, s. 14.
[³] Aynı kaynak.
[⁴] Kâzı Nu’man, Önceki, c.1, s. 280.
[⁵] Tevki’d-dîn Ahmed bin Ali bin Abdulkadir Makrizî, İmtâü’l-İsmâ‘, araştırma: Muhammed Abdülhamid Ennimesi, Beyrut: Darü’l-Kütübü’l-İlmiyye, 1420 H. Q., c.2, s. 95–102.
[⁶] Taberî, Önceki, c.3, s. 132.
[⁷] Makrizî, Önceki, c.2, s. 102.
[⁸] Taberî, Önceki, c.3, s. 132.