Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah’ın, Emirü’l-Mü’minin’i (a.s) doğrudan veya dolaylı olarak andığı sayısız ayet mevcuttur.
Yüce Kitabımız, pek çok ayette Emirü’l-Mü’minin’den (a.s) farklı şekillerde övgüyle, yücelikle bahsetmektedir:
-
Velayet Ayeti: “Sizin veliniz ancak Allah’tır, O’nun Resulü’dür ve namaz kılıp rüku halindeyken zekat veren müminlerdir.” (1) Bu ayetin nüzul sebebi (şân-ı nüzulü) Emirü’l-Mü’minin (a.s) hakkındadır. (2)
-
Tebliğ Ayeti: “Ey Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun elçiliğini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmez.” (3) Bu ayet Gadir gününde nazil olmuştur ve manası şudur: “Ey Allah’ın Resulü (s.a.a), Ali bin Ebi Talib’in (a.s) Allah katından indirilen faziletlerini tebliğ et ve ulaştır.” (4)
-
Tathîr Ayeti: “Allah ancak ve ancak siz Ehl-i Beyt’ten her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.” (5) Bu ayet Resulullah (s.a.a), Emirü’l-Mü’minin (a.s), Fatıma Zehra (s.a), İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s) hakkında nazil olmuştur. (6)
-
Meveddet Ayeti: “De ki: Ben buna (peygamberliğime) karşılık sizden yakınlarıma sevgiden (meveddetten) başka bir ücret istemiyorum.” (7) Bu ayet, Ehl-i Beyt (a.s) yani “Ashab-ı Kisa” olan Emirü’l-Mü’minin (a.s), Fatıma (s.a), İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s) hakkında nazil olmuştur. (8)
-
Leyletü’l-Mebit Ayeti: “İnsanlardan öyleleri de vardır ki, Allah’ın rızasını kazanmak için canını satar (feda eder). Allah ise kullarına karşı çok şefkatlidir.” (9) Bu ayet, Peygamber Efendimiz (s.a.a) borçlarını ödemesi ve emanetleri iade etmesi için Emirü’l-Mü’minin’i (a.s) Mekke’de bıraktığında, Hazret’in (a.s) O’nun yatağına yatması üzerine Emirü’l-Mü’minin (a.s) hakkında nazil olmuştur. (10)
-
Mübahale Ayeti: “De ki: Gelin, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi (nefsimizi) ve kendinizi (nefsinizi) çağıralım; sonra karşılıklı lanetleşelim de Allah’ın lanetini yalan söyleyenlerin üzerine kılalım.” (11) Bu ayette Resulullah (s.a.v.a); Emirü’l-Mü’minin (a.s), Fatıma (s.a), İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin’i (a.s) davet etmiştir. (12)
-
Tövbe Ayeti: “Derken Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler öğrendi de (onlarla tövbe etti), Allah da onun tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çokça kabul edendir, Rahimdir.” (13) Peygamber Efendimiz (s.a.a), Emirü’l-Mü’minin (a.s), Hz. Zehra (s.a), İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s) hakkı için dua edip talepte bulunmuştur. (14)
-
İbrahim’in İmtihanı Ayeti: “Allah: ‘Seni insanlara imam kılacağım’ dedi. İbrahim: ‘Zürriyetimden de (imamlar kıl)’ dedi. Allah: ‘Ahdim zalimlere erişmez’ buyurdu.” (15) Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bu dua bana ve kardeşim Ali’ye ulaştı; zira biz bir an bile bir puta secde etmedik. Allah beni nebî, Ali’yi ise halifem kıldı.” (16)
-
Vudd Ayeti: “İnanıp salih ameller işleyenler için Rahman olan Allah (gönüllerde) bir sevgi (vudd) yaratacaktır.” (17) Emirü’l-Mü’minin’in (a.s) velayeti, işte o sevginin kendisidir. (18)
-
Hâdi Ayeti: “Sen ancak bir uyarıcısın ve her kavim için bir hidayet rehberi (hâdi) vardır.” (19) İmam Bakır’a (a.s) bu ayet hakkında sorulduğunda şöyle buyurmuştur: “Resulullah (s.a.a) münzir (uyarıcı), Ali ise hidayet edicidir. Her imam, kendi yaşadığı asrın hidayet rehberidir (hâdisidir).” (20)
Kaynaklar
-
Mâide Suresi: Ayet 55.
-
İktisâdü’t-Tûsî: Sayfa 198.
-
Mâide Suresi: Ayet 67.
-
Ravzatü’l-Müttakîn: Cilt 1, Sayfa 245.
-
Ahzâb Suresi: Ayet 33.
-
el-Mu’teber: Cilt 1, Sayfa 23.
-
Şûrâ Suresi: Ayet 23.
-
el-Vâfî: Cilt 3, Sayfa 903.
-
Bakara Suresi: Ayet 207.
-
Ravzatü’l-Vâizîn: Sayfa 104.
-
Âl-i İmrân Suresi: Ayet 61.
-
Misbâhu’l-Müteheccid: Sayfa 759.
-
Bakara Suresi: Ayet 37.
-
el-Kâfî: Cilt 8, Sayfa 305.
-
Bakara Suresi: Ayet 124.
-
el-Emâlî: Sayfa 379.
-
Meryem Suresi: Ayet 96.
-
el-Kâfî: Cilt 1, Sayfa 431.
-
Ra’d Suresi: Ayet 7.
-
Hidâyetü’l-Ümme: Cilt 1, Sayfa 15.