Most searched:

Gadir Hum Olayı Batılı Oryantalistlerin Gözünden

Hz. Ali’nin (a.s.) destansı, tasavvufî, siyasi ve toplumsal şahsiyeti o kadar etkileyicidir ki tarih boyunca Batılı şarkiyatçıların da dikkatini çekmiş; hatta bazı Batılı düşünürler, Gadir Hum hadisesinin haklılığı ve meşruiyeti konusunda açık değerlendirmelerde bulunmuşlardır.
Batılı oryantalistlerin İslam’ın ilk dönemlerine ve Hz. Peygamber’in (s.a.a.) halefinin belirlenmesi meselesine dair eserleri incelendiğinde, dikkat çekici ve düşündürücü değerlendirmelerle karşılaşılır. İslam ortamından uzak yetişmiş bu Batılı yazarlar, Hz. Peygamber’den sonra İslam toplumunun yönetimi için Hz. Ali’nin (a.s.) belirlenmesini makul ve rasyonel bir mesele olarak değerlendirmiş, hatta bunun da ötesine geçerek Hz. Ali’yi halifelik ve liderlik için en uygun kişi olarak görmüşlerdir.
Virgil Gheorghiu ve Gadir Hum
Rumen yazar Virgil Gheorghiu, Muhammed ve Kur’an adlı eserinde şöyle yazar:
“İslam Peygamberi, İslam dünyası açısından büyük önem taşıyan halefini belirleme konusunda tereddüt edecek veya görüşünü açıklayamayacak kadar zayıf bir şahsiyet değildi.”
Gustave Le Bon’un Hz. Ali’ye Hitaben Sözleri
Fransız filozof ve şarkiyatçı Gustave Le Bon, İslam ve Arap Medeniyeti Tarihi adlı eserinde şu ifadeleri kullanır:
“Ey tarih! Keşke Ali’yi bir kez daha dünyaya getirebilseydin; o da İslam’ın ilk dönemlerinde olduğu gibi Kûfe Mescidi’nin minberine çıksaydı. Biz Doğu ve Batı’nın ilim talipleri de onun kürsüsünün etrafında toplanıp, engin ve coşkun bilgi deryasından doğrudan faydalanabilseydik. Böylece hem onun ilminden nasiplenir hem de bu feyzin coşkusunu yaşardık. Ali de ilme susamış zihinlerimizi kendi bilgi pınarıyla doyururdu.”

Daha fazla içerik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir