“Kâbe’nin Rabbine yemin olsun ki kurtuluşa erdim.”
“فُزْتُ وَ رَبِّ الْکَعْبَه”
İlk mazlumun son saatleri
Müminlerin Emiri Hz. Ali (a.s.), Hicrî 40 yılının Ramazan ayının 19. gecesi seher vaktinde, Haricîlerin planladığı bir suikast sonucu İbn Mülcem Muradî tarafından Kûfe Mescidi’nde yaralandı ve Ramazan’ın 21. gecesinde şehit oldu.Hac merasiminden sonra bir grup Haricî bir araya gelerek Hz. Ali (a.s.), Muaviye ve Amr b. Âs’ı öldürmek için anlaşma yaptılar.Bu kişilerden İbn Mülcem, Hz. Ali’yi öldürmeyi üstlendi.
Takva Ehlinin Efendisinin O Geceki Hâli
Ramazan ayının 19. gecesinde, Hz. Ali (a.s.) sürekli evden çıkıyor, tekrar geri dönüyor, gökyüzüne bakıyor ve Yasin Suresi’ni okuyordu.Şöyle dua ediyordu:
“Allah’ım! Ölümü benim için mübarek kıl.”
Sonra şu zikri tekrarlıyordu:
“İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn”
“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm”
Ayrıca çokça salavat getiriyor ve istiğfar ediyordu.
Rivayete göre o gece hiç uyumadı ve alışılmışın aksine gece namazı için dışarı çıkmadı.
Gökyüzüne bakarak şöyle diyordu:
“Allah’a yemin ederim ki ben yalan söylemem ve bana da yalan söylenmemiştir. İşte bu gece bana vaat edilen şehadet gecesidir.”
Babadan Bir İstek
Hz. Ali’nin kızı Ümmü Gülsüm şöyle anlatır:
Ramazan’ın 19. gecesi babam eve geldi ve namaza durdu.
Ben iftarı için bir tepsi hazırladım: İki arpa ekmeği, bir kap süt, biraz tuz
Namazdan sonra tepsiye baktı ve ağladı. Sonra şöyle dedi:
“Kızım! Bana aynı sofrada iki çeşit yiyecek mi koydun?
Ben kardeşim ve amcamın oğlu olan Resûlullah’ı örnek alıyorum.
Dünyada yiyeceği ve elbisesi daha güzel olan kişinin kıyamette hesabı daha ağır olur.”
Sonra Peygamber’in zühdünden söz etti ve şöyle dedi:
“Allah’a yemin ederim ki bu iki yiyecekten biri kaldırılmadan iftar etmem.”
Ben süt kabını kaldırdım ve o arpa ekmeğini tuzla birlikte yedi.
Sonra tekrar namaza durdu ve uzun süre rükû ve secdede Allah’a yalvardı.
Şehadet Haberini Vermesi
Ümmü Gülsüm dedi ki:
“Babacığım, neden bu gece uyanıksın ve bu huzursuzluğun sebebi nedir?”
Hz. Ali şöyle buyurdu:
“Bu sabah şehit olacağım.”
Kızı dedi ki:
“O hâlde Ca‘de’ye söyleyin, sizin yerinize mescitte namaz kılsın.”
Hz. Ali şöyle cevap verdi:
“Allah’ın takdirinden kaçılmaz.”
Sonra mescide gitmek için hazırlandı.
Ördeklerin Feryadı
Sabah vakti müezzin İbn Nebbâh ezan okumaya çıktı.
Hz. Ali mescide gitmek üzere evden çıktığında ördekler onun önüne gelip çırpınıyor ve bağırıyordu.
Bazıları onları uzaklaştırmak istedi.
Hz. Ali şöyle buyurdu:
“Onları bırakın; şimdi bağırıyorlar, benden sonra ağlayacaklar.”
Son Sözleri
Kapıdan çıkarken kapının halkası kemerine takıldı.
Hz. Ali kemerini bağladı ve şu beyitleri söyledi:
“Ey Ali! Ölüm için kemerini sıkıca bağla;
çünkü ölüm mutlaka seni bulacaktır.
Ölüm sana geldiğinde korkma.
Dünyaya aldanma;
çünkü seni güldürdüğü gibi ağlatacaktır.”
Sonra şöyle dua etti:
“Allah’ım! Ölümü benim için mübarek kıl ve Seninle buluşmayı bana kutlu eyle.”
Son Ezan
Hz. Ali mescide girdi.
Mescidin lambaları sönüktü.
Bir süre namaz kıldı, sonra mescidin damına çıktı ve ezan okudu.
Onun ezanı Kûfe’deki bütün evlerde duyuluyordu.
İbn Mülcem’i Uyandırması
Hz. Ali mescidde dolaşıyor ve şöyle diyordu:
“Namaz! Namaz!”
Uyuyanları namaza kaldırıyordu.
İbn Mülcem o gece sabaha kadar uyanık kalmış ve yapacağı cinayeti düşünmüştü.
Zehirli kılıcını elbisesinin altına saklamıştı.
Hz. Ali onu görünce şöyle dedi:
“Namaz için kalk! Bu şekilde yüzüstü uyuma. Bu şeytanların uykusudur.”
Sonra şöyle buyurdu:
“Sen büyük bir işe niyet etmişsin.”
“Kâbe’nin Rabbine Yemin Olsun ki Kurtuluşa Erdim”
Hz. Ali namazda secdeden başını kaldırdığında önce Şebîb saldırdı fakat kılıcı hedefini bulmadı.
Ardından İbn Mülcem saldırdı ve şöyle bağırdı:
“Hüküm yalnız Allah’ındır!”
Sonra zehirli kılıcıyla Hz. Ali’nin başına vurdu.
Hz. Ali şöyle dedi:
“Bismillâh…
Kâbe’nin Rabbine yemin olsun ki kurtuluşa erdim.”
Cebrâil’in Nidası
Rivayete göre Cebrâil gök ile yer arasında şöyle nida etti:
“Hidayetin direkleri yıkıldı.
Takvanın işaretleri silindi.
Peygamber’in amcasının oğlu öldürüldü.
Seçilmiş vasî öldürüldü.
Ali el-Murtaza öldürüldü.
Onu insanların en bedbahtı öldürdü.”
Yaralanmadan Sonraki Olaylar
Şehirde haber yayıldı ve insanlar mescide koştu.
İmam Hasan (a.s.), babasının başını kucağına aldı ve şöyle dedi:
“Babacığım! Belim kırıldı.”
Hz. Ali gözlerini açarak şöyle buyurdu:
“Ey oğlum! Bugünden sonra babanın artık acısı yok.
Şimdi deden Muhammed Mustafa, ninen Hatice, annen Fatıma ve cennet hurileri beni bekliyor.”
Sonra şöyle dua etti:
“Allah’ım! Bana peygamberlerle ve vasilerle beraber olmayı ve cennetin en yüce derecelerini nasip et.”
Kaynaklar
Muntaha al-Amal fi Tavarikh al-Nabi wa al-Al (Farsça), Cilt 1, s. 418.
Aynı eser.
Muntaha al-Amal fi Tavarikh al-Nabi wa al-Al (Farsça), Cilt 1, s. 419.
Muntaha al-Amal fi Tavarikh al-Nabi wa al-Al (Farsça), Cilt 1, s. 421.
Aynı eser.
Muntaha al-Amal fi Tavarikh al-Nabi wa al-Al (Farsça), Cilt 1, s. 422.
Aynı eser.
Muntaha al-Amal fi Tavarikh al-Nabi wa al-Al (Farsça), Cilt 1, s. 424.
Aynı eser.
Muntaha al-Amal fi Tavarikh al-Nabi wa al-Al (Farsça), Cilt 1, s. 425.