Most searched:

Münafıkların Gadir’e Karşı Şüpheleri ve Engellemeleri | 2. Bölüm

İslam’ın iç düşmanları olan münafıklar, Gadir programının eksiksiz şekilde uygulanması ve Emirü’l-Müminin Ali’nin (aleyhisselam) minberden açıkça tanıtılmasıyla bütün planlarının altüst olduğunu gördüler. Aralarında “Bugün kâfirler sizin dininizden ümidini kestiler” (el-yevm ye’ise’l-lezîne keferû min dînikum) ayetini hatırlatır gibi bir umutsuzluk hâkimdi ve bu durum yüzlerinden ve davranışlarından açıkça anlaşılıyordu. Bunun üzerine, yapılan işi geçersiz kılabilecek yeni yollar aramaya başladılar.

Birinci bölümde hilafeti gasp etmek için aday belirleme konusu ele alınmıştı. Bu bölümde ise münafıkların “mevlâ” kelimesinin anlamı konusundaki şüphesi ele alınmaktadır:

2. Münafıkların “Mevlâ” Kavramı Hakkındaki Şüphesi

Gadir hutbesinin tamamlanması ve Emirü’l-Müminin Ali’ye (aleyhisselam) genel biatın gerçekleşmesinden sonra, münafıkların ikinci vesvese yöntemi ortaya çıktı. Ensar’dan bazı münafıkların izlediği bu yolun etkileri günümüze kadar devam etmiştir. Bu yöntem, Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve âlih) Gadir’de gerçekleştirdiği bu kapsamlı merasimden ne kastettiğinin hâlâ anlaşılmadığını iddia etmekti.

Bu konuda çokça konuşup çeşitli söylentiler yaydıktan sonra, nihayet bu şüpheyi doğrudan Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve âlih) huzurunda dile getirmeye cüret ettiler.

Kendi adlarına soru sormaları için bir grup insanı Peygamber’e gönderdiler ve şöyle sordular:
“Bu uzun hutbeden ve ‘Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır’ sözünden maksadınız nedir?”

Peygamber (sallallahu aleyhi ve âlih) son derece sakin bir şekilde şöyle buyurdu:

“Onlara söyleyin: Ali benden sonra müminlerin yetki sahibi ve ümmetim için en şefkatli olan kişidir.” [4]

Devamını üçüncü bölümde okuyabilirsiniz.

 

Kaynaklar:

* Vakıa-i Kur’ânî Gadir, s. 138
* İstisnaî Gadir Konuşması, s. 29–34
* Biharü’l-Envar, cilt 28, s. 200

Daha fazla içerik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir