Most searched:

Münafıkların Gadir’e Karşı Şüpheleri ve Engellemeleri | 4. Bölüm

İslam’ın iç düşmanları olan münafıklar, Gadir programının eksiksiz şekilde uygulanması ve Emirü’l-Müminin Ali’nin (aleyhisselam) minberden açıkça tanıtılmasıyla bütün planlarının altüst olduğunu gördüler. Aralarında “Bugün kâfirler sizin dininizden ümidini kestiler” (el-yevm ye’ise’l-lezîne keferû min dînikum) ayetini hatırlatır gibi bir umutsuzluk hâkimdi ve bu durum yüzlerinden ve davranışlarından açıkça anlaşılıyordu. Bunun üzerine, yapılan işi geçersiz kılabilecek yeni yollar aramaya başladılar.

Üçüncü bölümde münafıkların Gadir’in ilahî bir emirle olup olmadığı konusundaki şüphesi ele alınmıştı. Bu bölümde ise Ali’nin (aleyhisselam) yerine başka birinin getirilmesi yönündeki teklif ele alınmaktadır:

4. Ali’nin (a.s.) Yerine Başka Birinin Getirilmesi Teklifi

Gadir hutbesinin tamamlanması ve Emirü’l-Müminin Ali’ye (aleyhisselam) genel biatın gerçekleşmesinden sonra, münafıkların ortaya attığı dördüncü şüphe yöntemi; Ali’yi (aleyhisselam) başka biriyle değiştirme meselesiydi.

Onlar önce bu konuyu kendi aralarında dile getirerek şöyle dediler:
“Keşke bize Ali’den başka bir imam tayin edilseydi ve onun yerine başka biri getirilseydi. Kalplerimiz, Ali’nin velayetini ve ona itaati asla kaldıramaz. Peygamber’den isteyelim ki onu bizim için başka biriyle değiştirsin. Keşke Ali’yi imam yapmasaydı ve bizi imam yapsaydı; ya da şimdi onu imam yaptıysa, değiştirip bizi onun yerine koysaydı.”

Daha sonra Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve âlih) huzuruna gelip büyük bir cüretle bu isteklerini dile getirdiler. Onların sözcüsü, sahifeyi imzalayanlardan biri olan Muaz b. Cebel idi.

Daha da dikkat çekici olan ise, Ali’nin (aleyhisselam) yerine geçmesi için Ebubekir ve Ömer’in isimlerini açıkça zikretmeleriydi. Böylece bu tür komploların kaynağı da açığa çıkmış oldu.

Onlar şöyle dediler:
“Ey Allah’ın Resulü! İnsanlar yeni Müslüman olmuşlardır ve nübüvvetin sizde, imametin ise amcaoğlunuzda olmasına razı olmazlar. Eğer bunu ondan başkasına verirseniz daha uygun olur.”

Peygamber (sallallahu aleyhi ve âlih) şöyle buyurdu:
“Ben bunu kendi görüşümle yapmadım ki değiştirme yetkim olsun. Bu, Allah’ın bana emrettiği ve üzerime farz kıldığı bir husustur.”

Bunun üzerine Allah Teâlâ da hemen Yunus Suresi 15. ayeti indirerek şöyle buyurdu:

“Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, bizimle karşılaşmayı ummayanlar şöyle derler: ‘Bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir.’ De ki: ‘Onu kendiliğimden değiştirmem mümkün değildir. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Eğer Rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azabından korkarım.’”

Bu şekilde Peygamber (sallallahu aleyhi ve âlih), onlara böyle bir değişiklik yapma yetkisinin olmadığını açıkça ilan etti. Çünkü bu, kendi tasarrufu değil; tamamen vahye dayalı bir emirdi. Ayrıca Ali’nin (aleyhisselam) velayetini bildirme konusunda en küçük bir ihmalkârlığın bile ilahî azaba sebep olacağından korktuğunu ifade etti.

Bu münafıkların Gadir’deki engelleme girişimi şu açıdan da ele alınabilir:

Münafıklar ve başlarında bulunan “sahife ehli”nden beş kişi, Gadir hutbesinden sonra Peygamber’in bunu kabul etmesi hâlinde Gadir’i etkisiz hâle getirmek amacıyla, Ali’nin (aleyhisselam) velayetinin kaldırılması ve yerine başka birinin seçilmesi fikrini ortaya attılar.

Önce şu söylentiyi yaydılar:
“Keşke Ali’den başkası halife yapılsaydı ya da artık iş tamamlandığına göre şimdi başka biri onun yerine getirilse!”

Daha sonra söylemlerini değiştirerek şöyle dediler:
“Keşke bizi Ali’nin yerine imam yapsaydı.”

Sonraki aşamada ise hedeflerine daha açık şekilde yönelerek şöyle dediler:
“Eğer Ali’nin yerine Ebubekir ve Ömer’i getirirse, onlara tabi oluruz.”

Devamını beşinci bölümde okuyabilirsiniz.

 

Kaynaklar:

* Vakıa-i Kur’ânî Gadir, s. 141
* Gadir’in Derinliği, s. 152
* Biharü’l-Envar, cilt 23, s. 210; cilt 36, s. 148; cilt 37, s. 160–161
* Avâlimü’l-Ulûm, cilt 3/15, s. 297
* Tefsir-i Furat, s. 177, 77
* es-Sırâtü’l-Müstakîm, cilt 1, s. 314

Daha fazla içerik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir